Medyum Ecmel Hoca
Mezar ve Mezarlık Büyüsü Nedir?
Mezar büyüsü nedir, neden yapılır ve mezarlık büyüleri korkusuyla nasıl baş edilir? Bu sayfada anlatıların aslını, korkuyu hafifletmenin yollarını ve Bakara 102 ayetinin çizdiği sınırı bulacaksınız.

Yayın: · Güncelleme:
Geçen hafta mezarın başında bir şey yoktu. Bu hafta taşın dibinde katlanmış bir kâğıt duruyor. Aileden birinin bıraktığı bir not olabilir. Sizden önce gelen bir ziyaretçiden de kalmış olabilir. Ama yanınızdaki biri “Bunu özellikle buraya koymuşlar” deyince, eve döndüğünüzde bile kâğıt aklınızdan çıkmıyor.
Bir mezarın yanında eşya bulup mezar büyüsü diye aramaya başladıysanız, önce ziyaret sırasında fark ettiğiniz ayrıntıya dönün. Kâğıt taşın dibinde duruyordu. “Özellikle buraya koymuşlar” ise yanınızdaki kişinin yorumuydu. O sırada ikisi birbirine karışabilir.
Mezar büyüsü ile mezarlık büyüsü aynı şey mi?
Bu iki ad birbirinin yerine kullanılabiliyor. Ayrım yapıldığında mezar büyüsü sözüyle belirli bir mezardan bahsedilir. Örneğin bir eşyanın mezar taşının dibine bırakıldığı söylenir. Mezarlık büyüsü dendiğinde ise anlatılan şeyin belirli bir mezarla ilgisi olmayabilir. Orada üzerinde durulan, mezarlığın neden seçildiğidir.
Bu yüzden “mezarlık büyüsü” başlığı altında tek bir mezardan söz edilmesi şaşırtıcı değil. Ne kastedildiğini anlamak için başlığın altındaki ayrıntıya bakın. Söz belirli bir mezardan mı açılıyor, yoksa eşyanın yalnızca mezarlık içinde bulunduğu mu söyleniyor?
Mezar başında bir eşya bulduğunuzda
Bir kâğıt mezar taşına iliştirilmişse, yol kenarında duran bir kâğıda göre o mezarla ilgisi olması daha akla yatkın gelir. Yine de kâğıdın orada durması, kimin bıraktığını veya niyetini açıklamaz. Yakınınızın mezarına aileden başka kimlerin uğradığını biliyorsanız, önce onlara sorabilirsiniz. Eşya kapalı bir paketse, merak edip açmadan yerini mezarlık görevlisine tarif edebilirsiniz.
İnsan bazen gördüğü eşyayı unutuyor da yanında söylenen bir cümleyi unutamıyor. “Özellikle sizin mezara bırakılmış” sözü içinize oturduysa, benimle konuşurken oradan başlayabilirsiniz. Mezarlıkta geçirdiğiniz günü baştan sona anlatmanız gerekmez. Bir tecrübemi aktarayım: mezar büyüsü yapıldığını duyduğu günden beri kabristan önünden geçemeyen bir delikanlı vardı. Bâkî ismi, kalıcı olanın yalnız Allah olduğunu, korkuların ise gelip geçtiğini hatırlatır. Sizi de böyle bir düşünce sarmışsa telefonu açın, beraber konuşalım.
Ölü toprağı büyüsü neden ayrı anılır?
Ölü toprağı büyüsü denildiğinde asıl konu, toprağın bir mezardan ya da mezarlıktan getirildiği iddiasıdır. Örneğin evinizin önünde bir poşet toprak bulduysanız, eşyanın bulunduğu yer bellidir. Toprağın nereden geldiği ise ayrı bir sorudur. Rengine ya da kuru olmasına bakarak mezarlıktan alındığını anlayamazsınız.
Bir de “Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi” sözü var. Bunu duyduğunuzda çoğu zaman birinin durgunluğundan bahsediliyordur. Konuşmada gerçekten topraktan söz edilip edilmediği, cümlenin tamamından anlaşılır.
Eşyayı kaldırınca mezarlık büyüsü bozulur mu?
Bir eşyayı mezarın başından kaldırmanın büyüyü bozduğu söylenebilir, ancak bunu doğrulayan bir dayanak yok. Eşya bir ziyaretçiye aitse, kime ait olduğunu öğrenmek o gün aklınıza takılan soruyu çözebilir. Görevli eşyayı kaldırdıktan sonra bile içiniz rahat etmediyse, kendinize şu soruyu sorabilirsiniz. Hâlâ eşyanın ne olduğunu mu merak ediyorsunuz, yoksa birinin yakınınızın mezarını özellikle seçtiği düşüncesi mi sizi huzursuz ediyor?
Benimle konuşmak isterseniz, mezarlığa gittiğiniz günü baştan sona anlatmanız gerekmez. “Eşya mezarın üstündeydi” ya da “Ben görmedim, ziyarete giden biri anlattı” demeniz yeterli. Konuşmaya, sizin bildiğiniz o ayrıntıdan başlayabiliriz.
Mezarlık büyüsü korkusuna karşı Bakara suresinin hatırlattığı gerçek
Kur’an’ın ikinci suresinde, sihrin varlığından söz edilirken onun sınırı da çizilir: Babil’deki iki meleğin, Hârût ile Mârût’un hikâyesi aktarılır, ardından büyüyle uğraşanların Rabbimizin izni bulunmadıkça hiç kimseye dokunamayacağı vurgulanır (Bakara 102). Mezar başında yapıldığı söylenen işler ne kadar ürkütücü anlatılırsa anlatılsın, bu ilahi sınırın dışına çıkamaz.
Ölümün hatırlatıldığı bir mekâna dair korkulara karşı Hayy ismini anmak anlamlıdır; Hayy, ezelden ebede diri olan ve hayatı bahşeden demektir. “Yâ Hayy, kalbime yeniden hayat ve güven ver” diye kendi sözünüzle yönelebilirsiniz. Sayı tutmayın; korkunun panzehiri tekrar değil, güvendir.
Mezarlık büyüsü adı neyi çağrıştırır?
Dilimizde “toprağa vermek”, “bir işi mezara gömmek”, “kabre kadar taşımak” gibi deyimler sonu, kapanışı ve bir daha açılmamayı anlatır. Mezar ve mezarlık büyüsü anlatıları bu dilden doğar. Bir yazının ya da bir eşyanın kabristana bırakılmasıyla bir kişinin umutlarının da ölülerle birlikte örtüldüğü söylenir. Böyle anlatılarda mekânın kendisi sözün ağırlığını taşır; çünkü insanlar mezarlığı hem saygı hem de ürperti duyulan bir yer olarak bilir.
Anadolu’da kabristan aynı zamanda bir dua yeridir. Cuma akşamları yakınların kabri ziyaret edilir, taşın başına su dökülür, bir dal mersin dikilir. Bu sevgi dolu alışkanlıklar yüzünden mezarın başında görülen bir çiçek ya da bir şişe su, çoğu zaman başka bir ailenin ziyaret izidir; her bırakılan şey bir büyü işareti sayılmamalıdır.
Mezarlık büyüsüne bağlanan belirtiler
- Bir yakının kabrini ziyarette, mezar taşının dibinde yeni kazılmış bir tümsek ya da yabancı bir eşya görülmesi
- Rüyada toprak altında kalmak, kefene sarılmak ya da kapanan bir mezarın içinden bakmak
- Yıllardır süren bir başvurunun, bir davanın ya da bir evlilik görüşmesinin “gömülmüş gibi” sessizce durması
- Kabristanın önünden geçerken omuzlarda bir ağırlık hissedilmesi ve o yoldan geçmekten kaçınılması
- Mezarlık bekçisinden ya da bir komşudan, adınızın orada yazılı bulunduğuna dair bir söz duyulması
Bu duygular çoğu zaman yas, yorgunluk ya da bir kaybın ardından gelen kırılganlıkla da açıklanabilir. Duyulan bir söz, görülmüş bir şeyle aynı değildir.
Mezarlık büyüsü sözünden kimler kaygılanır?
Bu adla en çok kaygılananlar, yakın zamanda bir yakınını kaybetmiş ve kabre sık gidenlerdir. Ziyaret sırasında gözlerine çarpan her farklı şey onlara bir işaret gibi gelir. Bir başka grup ise uzun süredir işleri ilerlemeyen ve çevresinden “seni toprağa gömmüşler” sözünü duyanlardır. Bu cümle, insanın kendi emeğine olan inancını sarsabilir. Ben bu kaygıyı küçümsemem; ama korkunun kendisine yeni bir korku eklemem. Üçüncü bir grup da bir rüyadan sonra gelir: rüyasında bir kabir açıldığını gören kişi, bunu bir haber gibi algılar. Rüyaları tek başına bir işaret olarak okumamayı öneririm.
Mezar büyüsü nedir, neden bu kadar korkutucu anlatılır?
Mezarlıklar, insanın ölümü ve ahireti hatırladığı, ziyaret edip Fatiha okuduğu yerlerdir. Ne var ki halk arasında mezarlık büyüleri diye anlatılan hikâyelerde bu sessiz alanlar korkunun mekânına dönüşür. Mezar büyüsü nedir diye soranlara verilen yaygın cevap, bir kişiye ait eşyanın ya da yazının bir mezara gömülerek o kişinin hayatının kapatılmaya çalışıldığıdır. Mezar büyüsü neden yapılır sorusunun cevabı ise çoğunlukla aynı: kıskançlık, intikam ya da bir ilişkiyi bitirme isteği.
Bu anlatıların insanda bıraktığı dehşet, büyünün kendisinden çok daha zararlı olabiliyor. Ölüler dünyadaki işlere aracı edilemez; Allah’ın dilemediği bir şey ne mezardan ne başka bir yerden kimseye ulaşır. Ecmel Hoca, bu tür bir arayışla gelenleri de dinler; önce onları buna iten acıyı ya da öfkeyi konuşur. Size mezarlık büyüsü yapıldığından korkuyorsanız, önce bu korkunun nereden geldiğini sakince düşünün: biri mi söyledi, bir rüya mı gördünüz, yoksa yaşadığınız bir dizi talihsizlik mi bu düşünceyi doğurdu? Uykusuzluk ve sürekli kaygı varsa bir hekime görünmek, yükü hafifletmenin ilk adımıdır. Mezar ziyaretini ise korku için değil, dua ve ibret için yapmayı sürdürün.
Mezar ve mezarlık büyüsünü çözme sürecinde sakin adımlar
Bir kabrin başında tanımadığınız bir şey görürseniz kazmaya kalkmayın. Mezarlık görevlisine haber vermek hem ölülere saygının hem de sizin huzurunuzun gereğidir. Eşya açıkta duruyorsa eldivenle alıp bir bez torbaya koyabilirsiniz. Kabir ziyaretinde okuduğunuz duaları sürdürmek, kendi inancınızla bağınızı güçlendirir. Yas ve derin bir isteksizlik uzun sürüyorsa bir doktorla da konuşun. Benimle görüştüğünüzde o mezarın kime ait olduğunu, sözü kimden duyduğunuzu ve sizin gözünüzle ne gördüğünüzü ayrı ayrı dinlerim.
Mezar ve mezarlık büyüsü bozan hoca arayanlar için
Bir nesnenin ya da yazının mezarlığa gömülmesiyle bir kişinin işlerinin “toprağa verildiği” inancı, halk arasında mezar ve mezarlık büyüsü adıyla anılır. Bu ad, ürkütücü çağrışımı nedeniyle duyan kişide çoğu zaman büyük bir kaygı uyandırır, insanın uykusunu kaçırır ve her aksiliği bu sözle açıklamaya iter.
Mezar ve mezarlık büyüsü bozan hoca arayanlar genellikle bir mezarlıkta adlarının ya da fotoğraflarının bulunduğunu duymuştur. Bu bilgiyi kimin verdiğini, gerçekten bir şey görülüp görülmediğini ve sizin yaşadıklarınızı ayrı ayrı konuşuruz. Görüşmenin kapsamını ve varsa ücretini başlamadan açıklarım; sonuç garantisi vermem.
Mezarlığa gömülmüş bir yazı olduğunu duyup endişelenen biri bulunduğu şehirden ayrılmadan bana telefonla anlatabilir.